Kiev Tarihi Eserleri

Ukrayna’nın başkenti Kiev, tarih ve kültür zenginliği ile her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Aynı zamanda öğrenim için gelen yabancı öğrenciler de bu tarihi şehri keşfetmek için her fırsatı değerlendiriyorlar. Kiev tarihi eserleri şehrin her yerinde görülebiliyor. Görülmesi gereken çok fazla yeri olan Kiev’de öncelikle manastırlar, müzeler ve parklar mutlak görülmelidir. 15-20 bin yıl öncesine dayanan tarihi ile her kölesinden tarih fışkıran Kiev bu anlamda herkes için yoğun bir gezi maratonu hazırlıyor.

Mağaralar Manastırı ismiyle de bilinen Lavra Kiev tarihi eserleri içinde öncelikli bir yere sahiptir. Dinyeper nehrinin tepelik kısmında bulunan Lavra Manastırı aynı zamanda UNESCO Dünya Mirasları Listesinde de bulunmaktadır. Kompleks bir yapıdan oluşan manastırda aynı zamanda birçok kilise ve mimari yapılar da göze çarpmaktadır. Ayasofya Katedrali de tarih gezilerinde mutlaka görülmesi gereken yerlerdir. 11. Yüzyıla ait olan katedral Prens Yaroslav Mudrıy tarafından yaptırılmıştır ve içinde çok değerli freskler, mozaikler bulunmaktadır. Manastırın hemen yakınında bulunan Sofiyskaya meydanı ile Miyahkovskaya meydanı da tarihi anlamda son derece değerli yerlerdendir.

Katedraller ve manastırlarla dolu şehirde aynı zamanda parklar da tarihi değerlerle doludur. Marinski Parkı da doğal güzellikleri ile herkesi büyüleyen, aynı zamanda tarih ile mimariyi birleştiren bir açık hava müzesi gibidir. Aşıklar Parkı da olan parkta sayısız tarihi örnek görülebilir. Köklü bir tarihi olduğu için Kiev tarihi eserleri şehrin her yerine yayılmış durumdadır. Ama kentin ortasındaki Bağımsızlık Meydanı tüm şehrin hikayesini içinde barındırmaktadır. Özgürlük anıtının da bulunduğu meydanda tarihi eseler ve başka anıtlar da bulunmaktadır.

Yaşayan Tarih Şehri Kiev

Bir başka tarihi bina da Mihaylovskaya Manastırı’dır. Altından kaplanmış kubbeleri ve Barok mimarisi ile herkesi hayran bırakan manastırın tarihi 1713 yıllarına kadar gitmektedir. Kiev tarihi eserleri içinde en geniş kapsamlı bina hiç kuşku yok ki İkinci Dünya Savaşı Müzesidir. Savaş süresince toplam 30 milyon yurttaşını kaybeden eski Sovyetler Birliği’nin savaştaki tüm kahramanlıklarını, acılarını, kayıplarını müzede görmek mümkündür.

Kreşatik Caddesi de Kiev’de mutlaka görülmelidir zira Stalin döneminde yapılan pek çok bina bu caddede yer almaktadır. Mimari anlamda Kiev tarihine ışık tutan binaları olan Kreşatik Caddesi hafta sonları genellikle trafiğe kapatılıyor. Kiev tarihi eserleri denince ilk akla gelenlerden biri de elbette Altın Kapı’dır. 11. yüzyılda yapılan kapı şehrin ana giriş kapısı olarak yıllarca hizmet vermiştir. Tarihi mimarisi, bulundurduğu cafe ve restoranları ile herkesin ilgi odağı olan Podol da ziyaretçi akınına uğrayan, tarihte ticaret merkezi olarak da kullanılan son derece ilgi çekici yerlerden biridir.

Her yerinden buram buram tarih kokan, kültürü ile herkesi büyüleyen Kiev’de öğrenci olmak için siz de hemen adım atabilir ve lisans eğitiminizi başlamak için size en yakın Eurostar Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı ile görüşebilirsiniz.